Karikatür | Yazı | Fıkra | Söz | Fotoğraf | Video | Haber | Anket



Share Button

Teknoloji meraklısı Türk bir mühendis, bilgisayar oyunlarının düşme, vurulma, yaralanma gibi gibi sahnelerinde elektrik şoku vererek oyuna gerçeklik hissini arttıran bir teknoloji geliştirdi.

Adını Karadeniz’de çarpan balık olarak bilinen ‘Trakonya’dan alan cihaz, kola takılıyor ve oyundaki darbenin şiddetine göre elektrik şoku veriyor. Mühendis Nuri Erginer, üzerinde 2 yıl çalıştığı teknolojinin dünyada bir ilk olduğunu belirterek, kullanıcının vurulduğu silahın gücüne göre elektrik şokunun şiddetinin de o oranda arttığını dile getirdi. Almanya’daki bir oyun firmasının cihaz için kendileriyle görüştüğünü ve bu sırada elektrik şokunun insan sağlığına zarar vermediğine ilişkin belgelerin de bu ülkeden alındığını bildiren Erginer, ancak bu firmayla ürünün telif hakları üzerinde anlaşamadıklarını belirtti.

Erginer, şunları söyledi: “Sistem, oyunda silahla vurulma sırasında yayımlanan mesajı algılıyor. Şu an itibariyle bu sistem, var olan tüm oyunların sistemine uyarlanabilir ve gerçeklik algısı arttırılabilir.’’ USB ile bilgisayara bağlanan cihazın pil gerektirmediğini aktaran Erginer, sistemin kullanıcının üzerine giyebileceği bir tişörte de uygulanabileceğine dikkat çekti.

Trakonya Balığı:

Denizlerimizde (Tüm Akdeniz havalisinde, Karadeniz ve Kızıldeniz’de) yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17 – 18, en çok 35 – 40 cm. boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehiri (kendi vücut proteini) bir insanı sakat bırakabilir.

Çare: çarpılan yere 40 derecenin üzerinde ısı uygulanması ve proteinyapısının parçalanmasının sağlanmasıdır. (Balıkçı ayağını egzos amyantına dayar) Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder.

Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda Çarpan Balığı olarak adlandırılan Trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber, az avlandığından ekonomik değeri yoktur.

Balığın zehiri ile ilgili meydana gelen bir kazadan alıntı:

Arkadaşlar bu gün sabah 5:00 de kalktım. Aslında niyetimde balığa gitmek yoktu. Fakat deniz beni gene çekti, dayanamadım çıktım yola ve Baruthanede uzatılan mendireğe vardım. Fazla pek balık yoktu, birer ikişer ara ara kıraça çıkıyordu.

Saat 6:15 gibi benden sonra üçüncü sırada olta atan daha önceden simaen tanıdığım bir arkadaşın;Bu ne balık ne balığı dediğini duydum. Ben de uzaktan gelinciğe benzettim. Çünkü daha önce orada gelincik tutmuştum . Adama yanaştım, güzel balık tuttun bu gelincik dedim. İyice yanaşıp elimi uzatırken ampul yandı ama geç yandı. Bu tarakonya dememle balığın çırpınıp iğnesinin avuç içinme girmesi bir oldu. Tabi elimde sancı başladı. Oltaları toplayıp, Samsun Devlet hastanesine gittim. Tabi oradaki sağlık personeli böyle bir şeyi ne biliyorlar, ne de duymuşlar. Morfin serum, iğnenin girdiği yerden kan boşatma gibi tedavi uygulamaya çalıştılar. Ancak benim ağrılarım dayanılmaz boyutlara ulaştı. Morfin bile fayda etmedi. Daha sonra ambulansla Samsun Tıpa sevk edildim. Oradada tam bir bilgi ve deneyim yok. Ben amonyakla yıkamaktan bahsettim ama ne Devlet hastanesinde ne de Fakültede amonyak yokmuş. Neyse orada iki serum, bir sürü iğneler yedim. Saat 10:00 a doğru sancılarım azalmaya başladı. 11:00 de de taburcu oldum.
Şu an az bir sancım var ve elim balon gibi.

Şimdi asıl mesele; ben yaklaşık 25 senedir Samsun sahillerinde balık tutuyorum. Kendime usta balıkçı diyemesem de, kalfayım diyebilirim. Tecrübem var, araştırmacıyım. Bu güne kadar samsunda bu balığın çıktığını ne gördüm ne de duydum. Daha yeni Yakup hocam bu konuya değinmişti. Ama olacağın önüne geçilmez deyimi bu gün gerçekleşti. Bu balık Samsunda da çıkıyormuş demek ki. Kendine fazla güvende insanın başına iş açabiliyor. Geçenlerde timsah avcısı ünlü belgeselcinin bir anlık dikkatsizliğinin sonucunu gördük.

Evet arkadaşlar dikkatli olun ve sizlerde benim çektiklerimi çekmeyin derim, özellikle gece mavruşgile takılanlar. Bu gün tüm hayatım boyunca çektiğim acıların toplamına yakın acı çektim diyebilirim, tarifi imkansız.
Bu arada ne zamandır eczaneden bir şişe amonyak alarak malzeme çantama koymak fikri vardı bende. Bana lazım olmasa bile başkasına lazım olur diye düşünüyordum. Demek ki düşünceler hemen fiiliyata geçmeli.

02.02.2011 | 2.213 kez bakıldı
Yorum yok | Yorum Yaz | Editöre Yaz | Arkadaşına Gönder

Etiketler:


Okuyucu Yorumları


İlk yorumlayan siz olun

Yorum Yaz

(Yorumlarda görünmeyecektir)